Oysa Bir Zamanlar


Boynu kırık güvercin, kanat açmış yuvasında

 

Kirpiklerin hareketsiz,

Farkında mısın?

Dudakların mühürlü,

Çaresiz!

Karıncalar tabanında kaynaşıyor

Bitimsiz

Bedenin mermere mi imrendi, bronza mı?

Yüklü bulutlar

Bucakta felç geçirmiş

Rutûbet tavanda kaskatı,

Sağanakla ferahlardın

Omurların,

İpek cildini incitmiş.

Kozan… Tere batmış mıdır? Hayır!

 

Kirpiklerin hareketsiz

 

Geçmiş, kovuğundan sıyrılıyor,

Yorgun dünya, karamsar

 

Hatırında gri suretler uçuşuyor,

Yutkundun

Savuşturdun kâbusunu

Hemencecik sol elinle

Şuurun yalpalıyor, savruldun

Ruhunda nükseden sancı

Zonklatıyor şakağını

Fildişi ayanla maskını ovaladın,

Şimşekler çakar,

Göz merceğin çatallanır

Gecelik

Benzini soldurunca

Cansız nabzın cereyana kapılır

Rûyâ dumanından eser kalır mı? Hayır!

 

Hatırında gri suretler uçuşuyor,

 

Tan yeli, boynunu büker,

Kanar, ılık ılık

 

Ceylan; gerdanını kıskanır,

(Nedendir? Kim bilir!)

Yâdigârı miskle, kara saçın

Boz bulanık.

Loşluk, genleşiyor

Düşlerin, emzirilir

Gelinciğin burcusu

Yatağından uzanır.

Bel verir, saçaklanır;

Boğum ve çatlaklardan

Arılar,

Delibala üşüşüyor

Cam, kızıla çalmış

Rehâvet ânı mıdır, kuşluk armağanı mıdır? Hayır!

 

Ceylan; gerdanını kıskanır

 

Nergis, mahmûr

Polenler, dans eder

 

Tekir aksırır, gerinir

Terin ürperir.

Ayva tüylerin titrer

Süt harelenir,

Dudağında tomurcuk

Açar açmaz gül alevlenir,

Zümrüt sâkı dirilir

Gamzene dikenini

Seve seve yaslarsın

Dalgalanır

Boynunda yeşil dallar.

Lânetli bülbül, sus pus…

Kan tükürür izlerken

Gamsız! Omzun sarsılır mı? Hayır!

 

Tekir aksırır, gerinir

 

Ürkek kuş sürüsü, silkelenir

Dağ eteklerinden akar,

 

Saçının ilk tarağı

Parmakların,

Sedef bacakların, çözülür

Yatak sıyrılır,

Hışırtıyla üzerinden

Ayna, billurlaşır ansızın

Suda kolye bulmuş kadar sevinçli

Ufalarsın porseleni

Avucunla

İncilerle, dört bir yanı bezeli

İlk makyajını serpersin

Kulağında uğultu… çalkalanır

İç kanaman, yatışır

İstiridye kabuğun, denizini taşır mı? Hayır!

 

Saçının ilk tarağı parmakların,

 

Ve Nisan yağmuru, tıpır tıpır tıpırdar

Kanatlar sürmelenir

 

Çehren esrarlı,

Nârin

Parmak izin vücudundan paklandı

Gece incecik bölünür

Tokan,

Dişlerin arasında

Yüzün aydın görünür

Peltek ezgiyi mırıldandın

Buğulu kalebodurda

Kırılgan adımlarla

Ardınca yürüyen hint kınasından

Desenler

Silinir bir bir

Duvarlarda aks-i sedân sırlanır… Hayır!

 

Çehren esrarlı,

 

Kirpiklerin hareketsiz,

 

Farkında mısın?

 

Geçmiş, kovuğundan sıyrılıyor,

Yorgun dünya, karamsar

Tan yeli, boynunu büker,

Kanar, ılık ılık

Nergis, mahmûr

Polenler, dans eder

Ürkek kuş sürüsü,  silkelenir

Dağ eteklerinden, akar,

Ve Nisan yağmuru,

Tıpır tıpır tıpırdar

Kanatlar sürmelenir

Yüzünde buruk bir tebessüm

Gözkapaklarında yankılanan bir şey var. Hayır!

 

Boynu kırık güvercin, kanat açmış yuvasında

 

Oysa bir zamanlar…

Reklamlar

One comment

Submit a comment

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s