Sağanak


Atmosfer çatırdadı, yarıldı ortasından
Yıldırımlar çatallandı, dolaştı birbirine
Zeytinler bitkin… zifiri aydınlattı
Evlerin ışıkları sığındı karaltıya
Yağmurun heybetinden fıskiyeler kurudu
Bozkırlar… var ile yok noktasında
Çınarın kovuğunda, hayaller emzirildi,
Çamurun sancısını soğurdu mozaikler
Granitten heykeller ferahladı… Yunuldu
Ekmeğin buğusu, bürüdü genizleri
Koşuştu tentelere sek sek oynayan kızlar
Güvercinler kanatlarla avluyu temizledi
Ürkek dudaklarda sözcükler sızlar
Yaşlı gözler, gençliğin geçişini İzledi
Gümüşten sükûtta… Bekliyorlar… Yalnızlar!

Reklamlar

4 comments

  • “Koşuştu tentelere sek sek oynayan kızlar”
    güzel çok beğendim şiirini

  • ellerine sağlık üstadım, bence son şiirlerin arasında en güzeli bu olmuş sanki 🙂 ben bunu hepsinden çok beğendim… kendimi o sağanak altında hissettim diyebilirim… hele “evlerin ışıkları sığındı karaltıya” harika olmuş 🙂

    tekrar ellerine sağlık kardeşim…

  • İsmet Özel ilk gençlik yıllarında Ataol Behramoğlu’na yazdığı mektuplarda, -arkadaşının düşüncesinin aksine- bir şiirin sadece belirli kısımlarının veya mısralarının şiirin bütünlüğünden ayrı tutularak değerlendirilmesini doğru bulmadığını; şiirin bir bütün olarak anlama sahip olduğunu, değerlendirilecekse veya okuyucuda karşılık bulacaksa bu şekilde olması gerektiğini savunur. Pek mübtedi bir şiir okuyucusu olarak benim bu konudaki düşüncelerim bu kadar berrak değil ama senin şiirinde parça olarak alındığında oldukça etkileyici ve beliğ kısımlar var. Ancak bir bütün olarak bazı mısralar akışı kesmiş/bozmuş hissi veriyor kimi zaman ya da benim daha duru bir zihinle şiire daha fazla zaman ayırıp kendimi şiire daha fazla açmam gerekiyor.

    Ağzına sağlık Halimcim. Arayı fazla açmayalım.

  • Arkadaşlar değer ve zaman verdiğiniz için sağolun. ilk ciddi tenkiti aldım galiba… Şiiri aramızda uzun uzun konuşuruz Bilal, bilakis alınmadığımı söyleyerek şunu iliştirmek isterim, Ben Ataol gibi düşünmüyorum; daha çok atmosfer kurma ve iç ses oluşturma gibi bir derdim var, mananın sönükleştiği yerde ayağa kalkan sesin….eğer bu şiirde sağanak ortada yoksa bence değeri olmayan bir fragmanlar dizimi olurdu, gelgelim okuyunca sonunda esir kalmış ihtiyarlığın buruk hüznü bana yakınlaşıyor, uzaklaşan gençliğin boşa harcanmışlığı canımı yakıyor. bir de şu ana kadar birkaç yaklaşım içerisinden inatla farklı mısraların seçilmesi şiirin etkileyiciliğini ferd bazında yerine getirdiğini gösterir nitelik olsagerek. Özellikle ağzına sağlık cümlesini seçmen şiirin ses faktörünün ağır bastığını düşündüğündendir herhalde, sana katılıyorum.

Submit a comment

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s