Uçurumun Kenarında 6


Beni unutacaksın sen ve ben sözcükleri kanat çırpacak uzaklara.
Kaplumbağa çerçeveli gözlüğü ensene çevirip görünmeyene dalacaksın,
Müzmin ve yabani hastalığın izlerini, şifa bulup silmek için.
Yanıldığını düşündüğünde elini kaşına teras yapacaksın.
Ufuktaki faciayı niçin önceden göremediğine hayıflanmadan.
Yavrunu rıhtımda kaybedince yaşlılık eziyeti ağırlığıyla çökecek dizlerine.
Yaşamın, üzerine kapıları elinin tersiyle iterek kapattığını hissedeceksin.

Sakin uykunun nuhusetli sığlığında huzursuz ve biçare yatacaksın bir ara.
Başparmağın ağzında, kaybettiğin masumiyet çağı anahtarını bulmaya çalışacaksın.
Şakaklarında damarlar, histeriden geniş şeritler oluşturmaya başlayacak kabararak.
Bir bunak kadar neşeli, düşkün, karmaşık, mütereddit, ümitsiz, kızgın olacaksın.
Tekerlekli sandalyede, dünyanın en zarif odasında olduğuna inanacaksın sonra.
Kurbağanın sineğe hamlesi kadar çevik anlayış takatinin bulunduğunu savunacaksın.
Nefretin ve dirayetsizliğin ve tiksintinin kalın şerbetini üzerine devireceksin istemeden.

Ceketinin ceplerini telaşla yoklarken ilerleyeceksin kararsız ve uyuşuk vaziyette.
Ezilmiş yolcusun. Nasıl bir dünya uzandığını merak edeceksin gördüğün tünelin sonunda
Döşünde biten ayva tüyleri kalınlaşacak, dönüşecek örümcek ayağına.
Çorak göğsünde kaynaşan duygular kaburgalarına saplanacak.
Orada mezar taşına kazınmış tarihi seçmeye çalışacaksın.
Sudan çıkmış levrek misali nefes almaya çabalayacaksın faydasız.
Salgı keselerin infilak etmeyecek sinir damarlarının boşluğunda.
Erimiş oksijen beynine gitmeyecek yuvalarından uğrayacak gözlerin.
Kadavracılara emanet edeceksin suyunu çekmiş beynini sükûnet ve gülümsemeyle.
Ölüm meleğinin tırpanına boynunu uzatacaksın emniyet ve memnuniyetle.
Kanın acı buğusuna burnunu değdireceksin, bir kap çorbanın enfes rayihasını koklar gibi.
Sönmüş lambadaki el filminde nabız arayan alık doktora benzeyeceksin nihayetinde.

Uzaklarda yalazlanmış vahşi yangını görüyor musun?
Mevsim ateşi etrafını sarmış ormanın, nasıl da kaçışıyor hayvanlar.
Bir bulut, pençelerinin arasına almış olsaydı ağaçları, kurtulurlardı.
Dolunay mağmum, o da senin durumuna ağlıyor sanki
hayır! o esrik ağzını buruşturmuş,
abus çehresiyle yapmak istediğinden rahatsız.
Onun da belli ki aynası kırıldığından çarpık bakıyor bize,

Kandan bir insan şekli batırmış eşikte beyaz halıyı,
Kapıdan sökün eden kırmızı eldiven tokalaşıyor dumanlı gökle,
Yanardağı alevleri dil çıkarıyor; cıvık magma iniyor yamaçlardan,
Tırnaklar ağıt yakarak deriyi yüzdükçe
Doğanın bedii yüzü derin yarıklarla kabuk bağlıyor,
Altında kalmış bulutlar merhametsiz davranıyor soğuk alıyor belinden yamaç,
Kayalıklar titreyerek eriyor itaatle,
Gümüş kakmalı atmosferin cam göbeği çatlayınca suyu gökler içiyor;
Sırra kadem basıyor temiz hava, şu an.

Reklamlar

3 comments

  • kelimeler ve betimlemeler çok güzel kullanılmış.. her ne kadar yazının hem içerik hem de biçim yönünden yoğun olması insanı biraz yorsa da gayet güzel bir yazı olmuş. kendi adıma kötümser yazıları, filmleri, şiirleri vs.’yi sevdiğimi söyleyebilirim ama yine de bence iyi olan şeyler doğada daha çok olduğu için her karamsar, kötümser yazının içinde ışık alan bir yerler olmalı. tabi bu eleştiri benim için de geçerli:) yoksa bulut beyaz ruhuyla değil de pençeleriyle kurtarmaya çalışır ağaçları:) eline sağlık, devamının gelmesi dileğiyle;)

    • sağol Ferhat bir yazı kötülüğe işaret ettiği kadar iyiliğe ve güzelliğe de işaret etmeli, ettiği anlamda sanat olur. Ama kabul etmeli ki ölüm ve haksızlık denli insanın yükünün üstünde gibi görünen ve ilk nazarda kötülük olarak algılanan şeyleri anlatmak kendi ruh halini o eşyalara yüklemek ve yüklerken kendini sağaltmaya çalışmak da benliğimize karşı bir görevimiz. bir durumun tasviri ortaya çıktığında bu tasvir eğer bizi titretiyorsa ve soğanın zarları gibi acıtarak gövdemizden çıkıyorsa iyiliğin değeri daha fazla anlaşılabilir diye düşünüyorum.

  • eyvallah halimim, bu konuda senin gibi düşünüyorum. ancak yine de senden diğer şekliyle de yazılar beklemeyi hakediyoruz sanırım:)

Submit a comment

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s