Uçurumun Kenarında 3


Kırçıl saçlar kabardı. Adamın o kadar da alık olmadığını anladı. Sadece salak arkadaşının nasıl yalanlar uyduracağını, nasıl saçmalıklarla kendini gülünç bir duruma sokacağını seyretmekti alık adamın derdi. Susup mavallarını dinlerken hadi canım diyecek, karşıdakini sahiden dedirtecek, bu arada kaygı ve tereddüt içinde yalanını teyit ederkenki telaşını izlemekten zevk alacaktı.
Dudak titreşimiyle peygamber düğmesinin büzülmesini beklerken bükümlerinin açıldığını, kıvırlarının helecana geldiğini, gözlerini ateş böceklerinin sessizce dolandığı manzaradan çevirdiğinde anladı, kır saçlı. Tekrar sessizliğin inine çekildi dili.

Sarı yılanın dişleri mor olanın etine daha fazla saplandı. Mor yılanın damarlarında pişmanlık yüklü bir his dolaşıyordu. Bu hali kazanan bir kumarbazın rakip oyuncuların hırsını kendisininkiyle karşılaştırdığında masadan erken kalktım düşüncesine kapılmasını andırıyordu. Masaya oturmak istediği halde, kalkarak kazandığı paraların verdiği güvenle hareket ediyor, ama gelecekte kazanılması muhtemel paraya gönlünün kaymasını engelleyemiyordu bu oyuncu. Aralarındaki tek fark peygamber düğmesinin kazanacak tek şeyi dakikalarının artmasıydı. Cesurca davranmak, masadan kalkmak değil, masaya oturmak ve rakibini süzüp blöflerle kendini tehlikeye atmaktı. Mor yılan baştaki duasına yüzünü çevirdi bunun üzerine.

İnce peygamber düğmesi kıvrımlı dudaklar, balon gibi şişti patlayana dek. Gamzenin çukuru düzleşti çenede, al yanaklarda pıtrak misal siyah sivilceler patlak verdi. Işıl ışıl gözleri karardı, önce mahzunlaştı sonra saldırganlaştı. Alında bir ağız belirdi, içeri açılan bir yola işaret eder oldu çizgiler. Burun etlendi, kaşlar kalınlaştı, kulaklar kepçeleşti üzerine tüy yumakları kümelendikten sonra. Ayaklar paspallaştı, bacaklar çarpıklaştı, kaba etler dolgunlaştı. Çenenin altındaki korsenin ipi koptu, yağlar deri torbaya dolunca gıdık göründü. Göbek ileri doğru çıktı deliğinin son noktasına kadar vararak. Kollara siyah otlar gibi kıllar hücum etti, parmaklar eklemlerinden uzadı narinliğini yitirerek. Akabinde saçlar kırlaştı ve kıvırcıklaştı.

Yılanlardan ısırılanı alevlenmiş yeşil gözlerini önüne dikti sevincini gizlemek isteğiyle. Peygamber düğmesi artık çatallaşmış damarlar yüzünden kızarmış gözlerle kır kıvırcık saçlıya bakan kır kıvırcık saçlı olmuş çıkmıştı.

Eski kır saçlının göz demetinin kenarlarında beliren solgun ve saydam daire genişledi ve gözleri hayretten amalaştı. Boşluğa gözlerini çevirip bir süre yanılsamanın etkisinin geçmesini bekledi. Üzerindeki gözbağını bozmak için ” ben benim sen de sensin, ne ben senin ruhunum ne de sen benim bedenimsin “ dedi.

Dudakların yarığından tıslayan yılandili alt ve üst dudakları yalayıp tekrar peygamber düğmesine çevirdi. Huzurlu bir sükûnetle tebessüm eden dudaklar bir cevaba hazırlanıyordu. Göz bebeğinin etrafındaki hale daraldı, o daraldıkça iris demetleri koyulaştı. Yeşilin zümrüt tonunda yoğunlaştı. Peygamber düğmesi gevşedi ve açılınca sözler döküldü toprağa:

Reklamlar

Submit a comment

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s