Geçmiş Ağır Basar


Gecenin körü sayrılı atında yola çıkmaya hükümlüsün. Üzerine bulanan toz ve çullanan at leşiyle soğuk ıssızlıkta kader çizgin şaşırmış. Ciğerlerine küreklerle doldurulmuş adım attıkça serpilen kaya külü, körpe topal bacağını zonklatmaktadır. Haberi salmak için çıktığın handa kalmayı arzulamaktasın tüm bedeninle. Çakan şimşekler yolunu dalga geçercesine aydınlattığında ardında bıraktığın içki âlemine ağzın sulanıyor. Çenen yukarda dilinden, tespih tanelerini dizerken parmak ucunda ezdiğin bezginliğin aksisedası: yakarı ve beddualar ağmakta.

Hafiften sızlamaya başlayan, nemli koridora gelmemin sebebi, ayağıma lanet etmem bu haleti rûhiyedendi. Saklanmak, yok olmak veya asla var olmamak. İstediğim bu basit çözümdü.  Sekiz yaşıma yol tuttu hafızam: ellerinin kendisini ispiyonlayacağından çekinen çocuk onları sıranın altına sokarak saklıyordu. Soru sorulmuş ve cevap elini kaldırandan istenmişti. Yenlerini çekiştiren eller, utancın kelepçesiyle kaskatı, merâkın ve isteğin saikiyle vücud titremekte.

Ellerimin üşüdüğünü farkettim. Buz kesilmiş ellerimi deri ceketimin iki yanına, henüz soğuk ceplerime, yeni bir hareket aranarak daldırdım. Uçları kemirilmiş, çözük kalın düğmeleri iliklemeden iki yakasını bir araya getirmeye çalıştım. Ceketime yapışık eldivenler parmaklarımı kısa sürede havasız bırakıp terletti. Bir dayanak arandım, cansız bir eşyaya sırtını vermek en güveniliriydi, canlılara güvensen de bu emniyet geçicidir. Birine yaslanırsın bir süre sonra o mu seni sırtlandı sen mi onu belirsizleşir. Kabarıp kamburlaşan sırtımın üstüne duvarı dayadığımda ayaklarım öne doğru pergelmisal açıldı. İlginçtir ki aynı hisse tekrardan kapıldım. Duvar mı beni itiyordu ben mi duvarı itiyordum, belli değildi.

Bir meltem esti alnıma doğru. Kirpiklerime sıçrayan ışınların kaynağı güneşin yapışkan top aksi, açılan pencerede bana yaklaştı. Onu karşı duvarda da gördüm yarı kör. Kafama binen yükle, heyulani görüntüler zihnimi ve burnumu uyuşturdu. O kan ve yağla mayalanmış tütsü kokusunun anını içime çektiğimde şu an bile genzim tırmalanıyor. Ürkütenleri sitemkârâne alkışlayan kuşlar tünedikleri dallardan kalktılar. Yüreğimdeki cesaretin dalları da cılızlaştı. Bir keresinde arenada boğaların önüne atılan matadoru izlemiştim, boğaya karşı ne kadar da sevgi doluydum. Kara gövdesine saplı, denge hissi kaybolan pelikanların havalanıp yere çakıldığında gagasının kızıla boyandığı masalını hayallendiren şişlerin açtığı deliklerden kan sızıyordu. Matadorun elinde tuttuğu çelik, çeliğin ucunda toplanan cesareti boğada tuz buz olmuştu. Hırsıysa çığlıklarla katlanarak artmıştı. Tek isteğim boğaya benzemek için o garip siyah şapkayı takmış adamın boynuz darbeleriyle barsaklarının deşilmesiydi. Onun yerde çevresini çaresiz ellerle yoklarken katılıp kumlu yüzeyden karaya çıkamamasıydı istediğim. Cesaret, elinde güven kılıcı olmadan ne kadar da yalnız, bunu haykıracaktı beyni. Oysa karşısındaki düşmanın ayakları dibinde mağlup uzanması için güçlü olmaya ne gerek vardı. Zaman dikeyleri yatay yapmakta mahir bir ustadır nasıl olsa. Alkışlar arenada yükselirken insanlar, kralımız öldü yaşasın yeni kral diyen koyunları temsil ediyordu bu silik görüntüde.

Sırtımda Sisifos’un tırmandığı dağ, omurgamı oynattı. Yüklendiğim geçmişimi kaldıramayacağım. Ayaklarım bu aykırılığa takat yetiremeyecek,  geçen ağır basar geleceği değiştiremeyeceğim. Gelecek ancak belirsiz istekler ve dualar pusulası. Arkadaşım “benim neslimde mutluluğa en yakın olduğumuz an, umuda en uzak olduğumuz andır” sözüyle belki de bu yitişe işaret etmişti: Doyumsuz arzulara…  Susamışlığa…

2 comments

Submit a comment

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s