Sûfîler Arasında


Sufiler ArasındaBatılı bir gazeteci gözüyle İslâm coğrafyasının farklı yerlerinde bulunan sûfîleri okumak isterseniz es geçemeyeceğiniz bir kitap “Sûfîler Arasında”. Burke, Avrupa’da yayınlanan dergilerden birinde görevlidir. Müslüman ülkelere giderek oralardaki sûfîlerle sohbet etme ve İslam tasavvufuna dair izlenimlerini yayınlama fırsatını ele geçirince yerinde duramaz ve oradan oraya gezmeye başlar. Bir Hindistan’da, bir Mısır’da, bir Şam’da, bir İstanbul’da, bir Mekke’de karşımıza çıkar. Her gittiği yerde, sohbet ettiği dervişlerin nasihatlerini toplar heybesinde. İşte bu kitapta hem dervişlerin sohbetini hem de bir batılının İslam tasavvufuyla ilgili kanaatlerini görme imkanına kavuşuyoruz. Tasavvufla ilgili olanlar için gerçekten besleyici bir kitap.

Tadımlık: “Tam anlamanın olduğu yerde sükût vardır. Konuşma olmaz. Eğer biriyle bir deneyimi paylaşırsan ve bu gerçek ve doğru bir deneyimse –yani gerçekten derinlemesine bir deneyimse- bunu kelimelerle ifade edebilir misin? Aşık olduğunda ‘sana aşığım’ cümlesi bir şey ifade eder mi? Ya da gerçek aşk eline dokunmak veya bakışmak mıdır?”

Sûfîler Arasında, Omar Michael Burke – Çeviren: Ahmet Tunç Demirtaş, İnsan Yayınları

∗ Bilal Değirmenci

Reklamlar

3 comments

  • kitabın besleyici olmasına katılıyorum. özellikle sufîlerin sohbetleri çok güzel. tasavvufun önemli ilkelerini bizzat yaşayanların ağzından okuma imkanı sunuyor. kitabın yazarı tarafından tutulan gezi notları ise pek sarmadı beni. üslubu çok da etkileyici değil. şam’daki ve hindistan’daki üstatlar kitabı daha bir anlamlı kılıyor. sadece onların nasihatleri için bile okunur bu kitap. bunun dışında yazarın, özellikle islam tasavvuf düşüncesi ile diğer mistik akımların arasındaki farkı iyi kavramış olması da çok önemli. kitabı okuyanlar hatırlayacaktır, yazar tasavvufun ayırıcı vasfının, geleneğimizde terk-i terk ve halvet der encümen gibi ıstılahlarla tabir edilen vasıf olduğunu söylüyor ki tamamen katılıyorum. üstadım dücane cündioğlu da bu durumu siyah ölüm diye tabir ediyor son kitabında. gerçekten tasavvufun zirve noktası bence. şimdilik bunları söylemek isterim.

  • “sufiler arasında” kitabının en önemli yanı bir gerçekliği anlatması. yani bir kumaca ve bir hayal ürünü değil. yazar islam coğrafyasını gezmiş ve sufiler ve müslümanlar hakkında gördüklerini ve yaşadıklarını yazmış.
    bazen kitapta dervişlerin kendisine yönelttiği eleştirilerde olduğu gibi gönlünü açamamış maalesef.bunun sebebini bir sufi ona şöyle demişti “bizde olan ve sende olmayan bir şeyi elde edip değişim yaşayacağını umuyorsun. ,site batı ve doğu arasındaki fark bu.” maalesef batılıların doğuya bakışı genelde bu.

    kitabın baş kısmında yer alan kabe’ye giriş anı insanı gerçekten etkiliyor.

    yazarın sufilerle olan diyalogları gerçekten çok doyurucu.
    kitaptan hoşuma giden bir küçük hikayeyle bitireyim.
    “küçük bir çocuk oynaması için etrafı kapalı oyun bahçesine konur, bu bahçe onu korur ve gelişmesine yardımcı olur…
    … oyun bahçesi evin teşrifatının önemli bir parçası olabilir çocuk için, çocuğun gelişimi için çok faydalıdır. Ancak, çocuk büyüdüğünde bahçe onun için bir hapishane haline gelir.”

  • İlk anda müellifin ismine aldanarak “İşte tasavvuf eliyle bir ihtida hikayesi daha!” diye düşüneceklere, yanılacaklarını peşinen belirtelim ve hemen ekleyelim: Aslında kitabın orijinal taraflarından biri bu; islam irfanı söz konusu olduğunda “dışarıdan” yapılan yorumlar ve değerlendirmelerin “tatmayanın bil(e)meyeceği” bu özel alana yönelik en büyük olumsuzluklardan biri olması aşikâr iken, kuzeyli müellif ihtida etmemekle birlikte içine girdiği -ve hatta intisab ettiğini iddia ettiği- tarîkden payına düşebilen kadarını almış görünüyor. Bu da hem işin “irfan” kısmı hakkında verdiği, aktardığı bilgilerin sahihliği konusunda hem de yine de tam olarak bu aşka gark olup hayrete kapılıp gözü başkaca bir şey görmez olmadığı için, batılı ve modern bir bakış açısıyla aktardığı gözlemler ve mukayeseleri değerli ve muteber kılıyor.

    İnsan yayınları kitabı “edebiyat” dizisinde yayınlasa da buna aldanmamak gerekir. Kimse, mesela Esed’in “Mekke’ye Giden Yol”undaki çarpıcılığı ve derinliği aramasın anlatımda. Yazar Hindistan’dan Mağrib’e, İstanbul’dan Şam’a, Mekke’den Kafiristan’a uzanan çok geniş bir coğrafyada hikayesinin peşinden gittiği halde coğrafya ve insanlar hakkında yansıtabildiği malesef çok sınırlı ve yalın; zihni, aradığıyla yahut bulmayı umduğu ile fazlaca meşgul olduğu için gözü diğer şeyleri pek göremiyor besbelli ve “edebi” anlamda da dili yetkin kullanamaması bunu daha da fark edilir kılmış.

    Bir gezi kitabı beklemediğimiz için bu eleştiri göz ardı edilebilir kısmen. Omar Burke yaşadığı dönemdeki çok farklı meşreblerde ve az önce belirttiğimiz geniş coğrafyada yaşayan o kadar çok şeyh, derviş, meczub vs insan ile görüşmüş ve bunları aldığı notlar sayesinde okuyucuya aktarabilmiş ki sadece bu yönüyle kitap okunmaya fazlasıyla değer. Hatta gayretli bir okuyucu bu mutasavvıfların kitaptaki deyişlerini derlese ayrı basım yapılabilir bile. yine de ben bağlamı içre okumayı, görmeyi tercih ederim elbette. İcmaen söylediğimiz gibi, kitabın en değerli yanı bu bilgece deyişlerin ve diyalogların aktarıldığı bölümler olmuş.

    Öte yandan, “tasavvuf ve tarikatler tarihi”, “Tasavvufun Menşei” gibi akla gelebilecek pek çok temel konuda da çok değerli bilgiler içeriyor; bu tür anlatılardan hareketle belirli dönemlerdeki tarikat yapıları, anlayışları, bulundukları bölgelerde yerel inançlar var ise onlarla irtibatları konusunda ciddi sonuçlara ulaşılabilir. Nihayetinde yazar da; islam tasavvufunun orijinalitesi konusunda sakız edilmiş “hind-fars kökenli mistisizm” nanesinin anlamsızlığı ve yanlışlığı, aradaki keskin farkları hatta bazı noktalarda tersinin geçerli olduğunu; öyle ki “hind fakiri” tabirindeki “fakir”in dahi bölgedeki dervişlerden hareketle hindlilerce kullanılmaya başlandığını aktarabiliyor. [burada önce gazneliler ardından müslüman moğollarca bölgedeki müslüman hakimiyetini hatırlamak yerinde olacaktır.]

    bu sadece belirgin bir örnek; çok farklı bakış açıları ile, kitap pek çok konuda çalışanlara, zihninde soru işareti olanlara yardımcı olacaktır. Mesela, fergana havzası kökenli orta asya kültürünün ilimden irfana pek çok alanda İslam kültürünü şekillendirici etkisini bilmekle birlikte, islam tasavvufunda da bu kadar kilit ve merkezi bir konumda olduğunu ancak bu eser ile anlayabilmiştim.

    Sözü fazla uzattım galiba. Kitabın çok yönlülüğü ve zenginliği ile birlikte roman tadıyla insanı içine çeken bir öykü için M.Esed’in “Mekke’ye Giden Yol”unu; hem irfanı derinliği hem anlatı örgüsü ve hem de dili ile sizi saracak ve merhum Cahit Zarifoğlu’nun tabiriyle “hiç bitmesin isteyeceğiniz” bir kitap içinse “Gariplerin Kitabı”nı ve son olarak modern dünyada hem de modern yaşam tarzının beşiği amerika’da yaşatan bir sûfinin yolculuğu içinse “Su Üstüne Yazı Yazmak”ı tavsiye ederek; kitap sohbeti formatımıza sadık kalıp kitaptan tadımlık birkaç satır ile bitireyim:

    “Eğer dervişlerin kaidelerini “batılılaştırmaya” çalışırsanız, bu kadielerden bazılırını “doğululaştırmış” olan yogilerin elde ettiklerinden başka bir şey elinize geçmez. Onlar bir kolda, siz de başka bir kolda olacaksınız.”

    “..O oradaydı, çünkü hiçbir anlamı yoktu. Melekelerinin en âdisi olan üç beş kuruşluk düşünme yeteneğine güvenerek bir şeyleri başka şeylerle ilişkilendirmenin her zaman mümkün olmadığını göstermek için oradaydı.”

    “Biliyorsun, insanlar çok şey isterler ama yeterince katkıda bulunmazlar. İstedikleri hakkında düşünürler, ne vermeleri gerektiği hakkında değil. Vermede kişisel gelişim ve terakkî olduğunu bilmezler [‘kemâl’ kastediliyor olmalı B.D.]”

    “Tasavvuf ne ayakta kalır ne de yıkılır, sadece var olur.”

    “..bizim aramızda bazı şeyler, daha önce birileri söylememiş olduğu için söylenmez..” [ahh, yenilik sevdalısı müslüman dostlarımızın kulakları çınlasın]

    “Tam anlamanın olduğu yerde sükût vardır. Konuşma olmaz!”

Submit a comment

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s